30.06.2022
07:28
EN

‘İzmir Tarım Teknoloji Merkezi’ni Tanıyalım – 1

Merhaba değerli dostlar,

İzmir Ticaret Borsası 130 yıllık köklü geçmişe sahip önemli bir kurum. Mazisinden gelen birikim ve bilgiyle bugüne kadar gerçekleştirdiği yerel, bölgesel ve ülkesel vizyon projeleri ile 130 yıl boyunca hep öncü bir kurum olmayı başarmış olması da Borsamızı farklı bir noktaya taşıyor.

Ülkemizin ilk vadeli işlemler borsası olan VOB’un, ülkemizin ikinci, pamuk ürününde ise ilk lisanslı deposu olan ELİDAŞ’ın kuruluşuna öncülük etmesi ve bugün ülkemizdeki tüm lisanslı depolarda kullanılan elektronik ürün senedi (ELÜS) oluşturulması ile bu ELÜS’lerin elektronik ortamda satış altyapısı hazırlanması İzmir Ticaret Borsası öncülüğünde gerçekleştirilen başarı öykülerinden sadece birkaçı... İTB, daha pek çok proje ile ülkemiz tarım piyasalarına hizmet etti ve etmeye de devam ediyor.

Bir önceki yazımda İzmir tarımı ile ilgili bilgiler vermiş ve şehrin bu alandaki iki önemli projesinden sizlere bahsetmiştim.

Bu projelerden birisi de kuruluşumuzun 130. yılında yine ülkemizde bir ilk olacak kısaca İTTM olarak isimlendirdiğimiz “İzmir Tarım Teknoloji Merkezi” projesidir.

Hazırlık ve altyapı çalışmalarını tamamladığımız, güdümlü proje başvurumuz İzmir Kalkınma Ajansı tarafından onaylanan projede Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının son onay sürecinde bulunuyoruz. Bu sürecin tamamlanmasının ardından İTTM’nin kuruluşu için startı veriyor olacağız.

Peki İTTM projesi nasıl ortaya çıktı, nasıl geliştirildi, İTTM çalışma şekli nasıl olacak ve bu proje ile neleri hedefliyoruz?

Birkaç serilik yazımda sizleri bu konularda bilgilendirmek istiyorum.

Aslında İTB’nin temel faaliyet alanı tarım sektörünün ticaret kısmı. Ancak biz üyelerimizin faaliyetlerine destek olmak, ülkemizde sürdürülebilir ve rekabetçi bir tarım sektörünün oluşmasına katkı sağlamak ve bu sektörün pastasını büyütmek için sadece ticaretle değil, ticarete konu olan ürünlerin üretim aşamasında yaşanan sorunlarla da yakından ilgileniyoruz.

Yaklaşık 2 bin üyemiz tarımsal ürünlerin iç ve/veya dış ticareti ile uğraşıyor.  Üyelerimizin bazılarının aynı zamanda üretici kimliği de bulunuyor. Bu nedenle tarımsal üretim aşamasında yaşanan sorunlardan üyelerimiz tarafından önemli geri bildirimler alıyoruz. Sahada yoğun olarak çalışıyoruz. Hem gerçekleştirdiğimiz projeler ile hem de arazi çalışmalarımız ile tarımsal üretime ilişkin sorunları doğrudan tespit etme şansımız bulunuyor. Birçok paydaşımızdan da tarımsal üretimle ilgili konularda bizlere bilgi akışının olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca, konusunda uzman çalışanlarımızın araştırmaları da bizler için iyi bir veri kaynağı oluşturuyor. Bu kaynaklardan elde ettiğimiz veriler ile ülkemiz tarım sektörü ile ilgili olarak aşağıdaki temel sorunları tespit ettik. Bu tespitlerin hemen hemen tamamının da aynı zamanda sektörün tüm paydaşları tarafından kabul gördüğünü söyleyebiliriz.

ü İklim değişikliği tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkisini özellikle son 5-10 yılda hissettirmeye başladı. Beklenmedik iklim olaylarının verim miktarı ve ürün kalitesi üzerindeki etkilerini son yıllarda birçok üründe sıkça şahit olmaya başladık. Ayrıca, yapılan projeksiyonlar orta ve uzun dönemde tarımsal ürün desenimizde de değişikliklerin olabileceğini ortaya koyuyor.

ü Tarım arazilerimizin amaç dışı kullanım nedeniyle her geçen yıl azalması önemli bir sorun. Yanlış kültürel uygulamalar, yanlış sulama uygulamaları, ilaç, gübre vb. kullanımı nedeniyle topraklarımızın kalitesi bozuluyor, üretimde verimlilik bundan olumsuz etkiliyor.

ü Türkiye su kaynakları sınırlı olan ülkeler arasında. Mevcut doğal kaynakların, özellikle de kıt su kaynaklarımızın etkin bir şekilde kullanılması gerekiyor.

ü Farklı veri ve çalışmalara göre çiftçilerimizin ortalama yaşının 52-53 olduğunu söyleyebiliriz. Tarımsal üretimde sürdürülebilirlik ve verimli bir üretim için genç neslin tarımsal üretim süreçlerine dahil edilmesi bir zorunluluk olarak görülüyor.

ü Üreticilerimiz en önemli sorunlarından birisi de üretim maliyetlerinin yüksek olması. Gübre, ilaç, enerji gibi ithal edilen girdilerin maliyetlerinin yüksekliği ve özellikle bazı ürünlerde hasat maliyetlerinin toplam maliyet içerisindeki payının yüksekliği rekabet gücümüzü ve gıda fiyatlarını olumsuz etkiliyor.

ü Sahaya çıkıldığında karşılaşılan diğer önemli sorunlardan birisi de tarımsal işgücü temininde yaşanan sıkıntı.

Bu tespitlerimizin yanı sıra ürün bazında yaşanan farklı farklı sorunların da olduğunu söyleyebiliriz.

İnsan yaşamının ve ekonomideki üretim süreçlerinin her alanına giren teknoloji ile bu sorunların tamamını çözmenin mümkün olmadığını biliyoruz. Ancak birçok sorununun çözümünde de teknolojiyi daha etkin ve doğru kullanmak zorundayız.  Bunu sağlamak için insanoğlunun en eski uğraşı olan, geleneksel yapıların ve üretim süreçlerinin en yoğun olduğu tarım sektörünün de teknoloji ile olan entegrasyonunu güçlendirmeliyiz.

Gelecek yazılarımda detaylarına gireceğim İTTM fikri bu temel sorunlar ve hedef çerçevesinde ortaya çıktı.

Haftaya görüşmek dileği ile hepinize sevdiklerinizle birlikte mutlu bayramlar diliyorum sevgili dostlar.

Sağlıcakla kalın.

21.05.2021

 

Geri dön