30.06.2022
07:43
EN

Pandemi Dönemi ve Küresel Gıda Fiyatları / Dördüncü Bölüm

Merhaba değerli dostlar,

Bir önceki yazımda pandemi döneminde tahıl grubu ürünlerin yurtiçi fiyat gelişmelerine, yurtdışı fiyatlar ve iç piyasadaki durumu da kapsayacak şekilde ele almıştım. Bu yazımda ise ülkemizin net ithalatçı olduğu yağlı tohumlu ürünler ile et fiyatlarındaki gelişmeleri değinmek istiyorum.

Tahıllar gibi yağlı tohumlu ürünler de dünyada üretimi ve ticareti yoğun olarak yapılan, aynı zamanda kendine yeterlilik seviyemizin en düşük olduğu ürün grubu. Ağırlıklı olarak bitkisel yağ ve yem sektöründe kullanılan bu ürünlerde her yıl ortalama 2 milyar dolar değerinde ithalat gerçekleştiriyoruz. Soya ve ayçiçeği bu grupta en fazla ithal ettiğimiz ürünler arasında yer alıyor. Ayrıca çok konuşulmasa da yıllık 250-300 milyon değerinde susam ithalatımızın olduğunu belirtmek istiyorum.

Ülkemizin yaklaşık yüzde 4 pay ile beşinci büyük üretici ülke olduğu ayçiçeğinde dünya üretiminin yaklaşık yüzde 55’i Rusya ve Ukrayna tarafından gerçekleştiriliyor. Üretimdeki bu payımıza rağmen bitkisel yağ ve yem sanayinde kullanılan ayçiçeği tohumunda yeterlilik oranımız yüzde 66 seviyelerinde. Hem iç tüketim için hem de ihracatında dünya lideri olduğumuz ayçiçeği yağı üretiminde kullanılmak üzere dünya ayçiçeği tohumu ithalatında birinci sırada yer alıyoruz. Bu nedenle küresel fiyatlar ülkemiz açısından büyük önem taşıyor. Pandemi öncesinde 400 dolar seviyelerinde olan küresel ayçiçek yağı fiyatları, Rusya ve Ukrayna’da yaşanan kuraklığa bağlı olarak üretimin yüzde 10 azalacağına ilişkin beklentiler, Rusya’nın ayçiçeği tohumu yerine ham yağ satmayı planladığına ilişkin açıklamalar ve diğer yağlı tohum ve bitkisel yağ fiyatlarındaki artışa paralel olarak özellikle ağustos ayı ile birlikte hızla artışa geçti. 19 Şubat 2021 tarihi itibariyle fiyatlar bir yıl öncesine göre yüzde 78 oranında artarak 710 dolar seviyelerine yükseldi. İç piyasada da fiyatlarda benzer bir gelişme yaşandı ve 2,7 lira olan kilogram fiyatı 4,85 liraya çıktı. Ayçiçeği tohumu fiyatındaki bu artış ithal edilen ham ayçiçeği yağı fiyatlarında da etkili oldu. 2020 yılı ocak ayında 710 dolar olan fiyatlar yüzde 41 artışla aralık ayında 1.000 doların üzerine çıktı. Ortalama ithalat rakamının Türk Lirası cinsinden fiyatı ise kur artışının da etkisi ile aynı dönemde 4,2 liradan 7,8 liraya yükseldi. Ancak ham yağ ithal fiyatlarındaki bu artış rafine ayçiçeği yağı ihraç fiyatlarına benzer şekilde yansımadı. Ocak ve aralık ayında fiyatlar dolar bazında yüzde 25, Türk Lirası bazında ise yüzde 63 oranında arttı. Ayçiçeği tohumu fiyatlarındaki artış yurtiçi perakende ayçiçeği yağı fiyatlarında da yüzde 54 artışa neden oldu.

Kendine yeterlilik oranımızın sadece yüzde 5 olduğu soya, dünyada miktar açısından üçüncü, değer açısından ise birinci sırada dış ticarete konu olan tarımsal ürün durumunda. Pandemi öncesinde, 2020’nin ocak ayında 358 dolar/ton olan soya fiyatları salgınının ekonomik etkilerine bağlı olarak, 2020 yılının mart ayından itibaren düşmeye başladı ve mayıs ayında 330 dolar/tona geriledi. Haziran ayı ile birlikte Çin’in yoğun talebi ile artmaya başlayan fiyatlar 21 Şubat 2021 itibariyle 537 dolar/tona yükseldi. Ülkemiz 2020 yılında yaklaşık 1,2 milyar dolar değerinde 3 milyon ton soya ithalatı gerçekleştirdi. Küresel fiyat gelişmeleri aylık bazda ithalat fiyatlarına da yansımıştır. Nitekim ocak ayında tonu 380 dolardan ithal edilen soya, haziran ayında 358 dolardan, 2020’nin aralık ayında ise 531 dolardan ithal edildi.

Yukarıda bahsettiğim soya ve ayçiçeği tohumu fiyat hareketleri, bu ürünlerin işlenmesinden elde edilen bitkisel yağlar için de benzer şekilde gelişti. Ayrıca yağ olarak ithal ettiğimiz palm yağındaki küresel fiyat gelişmeleri de bu ürünlerle paralellik sergiledi. Nitekim pandeminin ilk 3-4 ayında gerileyen bitkisel yağ fiyatları daha sonra tırmanışa geçti. Mayıs 2020 ile Ocak 2021 arasında palm yağ fiyatları yüzde 63 oranında artarak 866 dolar/tona, soya yağı yüzde 44 zamlanarak 968 dolar/tona ve ayçiçeği yağı ise yüzde 60 yükselerek 1.129 dolar/tona ulaştı. Bitkisel yağlardaki bu artış zeytinyağında da benzer bir seyir izledi. Ocak 2020’de 18,9 olan Borsamızdaki natürel sızma zeytinyağı fiyatı 2021 Şubat ayında yüzde 44 artarak 27,3 liraya, 12,1 lira olan muhtelif asit zeytinyağı fiyatı ise yüzde 53’lük artışla 18,6 liraya yükseldi.

Pandemi döneminde özellikle hareketliliğin sert bir şekilde kısıtlanması ile birlikte HORECA olarak adlandırılan ve büyük bir gıda talebi yaratan yemek endüstrisinin faaliyetlerinin sınırlandırılması et talebinin azalmasına ve dolayısıyla fiyatların düşmesine neden oldu. Gösterge olarak alınan Avusturya sığır etinin kilo fiyatı Ocak 2020’de 5 dolar seviyelerindeyken, Ocak 2021’de yüzde 11 oranında gerileyerek 4,5 dolar oldu. Ülkemizde ise et fiyatları aynı dönemde yüzde 22, süt fiyatları ise sadece yüzde 5 oranında artış gösterdi.

Yem hammaddesi olarak kullanılan tahıllar ile soya ve ayçiçeği gibi yem hammaddesi fiyatlarındaki artış, büyükbaş yem fiyatlarında yüzde 50’ye varan artışa neden olmuş ve hayvancılık ile uğraşan üreticilerimizi zor durumda bıraktı. Kanatlı besi yemi de bu dönemde yüzde 51 oranında yükseldi. Yumurta fiyatları ise 2020 yılında Ocak-Eylül aylarında sabit kaldı. Yumurta tavuklarının kesilmesi, birçok işletmenin kapanması ve/veya kapasite düşürmesi fiyatların yükselişe geçmesine neden oldu ve Eylül 2020 ile Ocak 2021 arasındaki artış yüzde 66’ya ulaştı.

Bir sonraki yazımda bakliyat grubu ürünler ile meyve ve sebze fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerimi sizlerle paylaşmayı planlıyorum.

Sağlık ve sevgiyle kalın…

16.03.2021

 

Geri dön