30.06.2022
08:20
EN

Küresel Bir Kriz: Yaşlanan Tarım Nüfusu

Merhaba değerli dostlarım.

Üretimden pazarlamaya kadar tarım sektörünün pek çok önemli sorunu bulunuyor.

Bu sorunların bir kısmı yerel dinamiklerden kaynaklı olarak sadece bize özel olabildiği gibi, bazıları da tüm dünyanın ortak derdi olarak karşımıza çıkıyor.

Bugün, küresel bir sorun olan ortalama çiftçi yaşının yükselmesi ile ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bu konuyu doğru bir şekilde değerlendirebilmek için öncelikle demografik yapıda yaşanan yapısal değişimleri tespit etmek gerekiyor.

Dünya nüfusu artış hızı her geçen yıl yavaşlasa da sürekli bir yükseliş trendinde. Nitekim toplam dünya nüfusu 1950 ile 2018 yılı arasında 3 misli artarak 7,6 milyara ulaştı. Nüfus artışı coğrafyaların ekonomik gelişmişlik durumlarına, sosyal ve kültürel yapılarına göre değişiklik gösteriyor. Örneğin, belirtilen yıllarda Avrupa’da nüfus 1,3 kat artarken, Afrika’da 5,6, ülkemizde ise 3,8 kat arttı.

Artan nüfusa rağmen tarımla uğraşan kırsal nüfusun toplam içerisindeki payı sürekli geriliyor. 1950 yılında dünya nüfusunun yüzde 70’i kırsal bölgelerde yaşarken, 2018 yılında bu oran yüzde 45’e gerilemiş durumda. Ülkemizde ise bu değişim çok daha keskin oldu. 1950 yılında yüzde 75 olan kırsal nüfus oranımız, 2018 yılında yüzde 25’e geriledi. Bu değişim ekonomilerin üretim desenlerindeki yapısal dönüşüm göz önüne alındığında normal kabul edilebilir ancak birçok sorunu da beraberinde getirdiği kesin.

Kent nüfusundaki kontrol edilemeyen artış kalabalık şehir merkezlerinde sosyal, ekonomik ve altyapı sorunlarının yönetilmesini giderek daha da zorlaştırıyor. Büyük şehirlerimizde bugün hepimizin şahit olduğu sıkıntılar bu durumun açık bir kanıtı. Kırsalda yaşayan sayısının azalması ise bu bölgelerdeki kamusal yatırımların azalmasına, dolayısıyla bölgeler arasında gelişmişlik farklarının her geçen yıl artmasına neden oluyor.

Sonuç olarak bu durum bir kısır döngüye dönüşmüş durumda. Bütün dünyada gençler kırsal bölgelerin ekonomik ve sosyal yaşam eksikleri nedeniyle şehirde yaşamayı tercih ederken, kırsalda kalan ve yoğun olarak tarımla uğraşan nüfusun ortalama yaşı yükseliyor.

Son yıllarda şehir yaşamını bırakarak kırsala yerleşen ve tarımla uğraşan beyaz yaka çalışan örneklerini çevremizde sık sık duyuyor ya da şahit oluyoruz. Ancak geniş halk kitlelerini düşündüğümüzde bu durumun genel eğilimi değiştirmekten çok uzak olduğunu söyleyebiliriz.

Çok net ifade edebilirim ki kır ve kent nüfus yapısında yaşanan bu değişimin sadece tarımsal üretim için değil, yönetilebilir şehirler içinde de sürdürülebilir olmadığını düşünüyorum.

Peki bütün bu gelişmelerin sonucu olarak ortalama çiftçi yaşı ne durumda?

Bu konudaki mevcut veri ve çalışmalara göre farklı sonuçlara ulaşılsa da genel olarak çiftçilerimizin 52-53 yaş ortalamasına sahip olduğu görüşü hâkim. Borsamız ve Ege Üniversitesi İİBF İktisat Bölümü iş birliğinde 2018 yılında gerçekleştirilen “Türk Tarımının Global Entegrasyonu ve Tarım 4.0” isimli çalışmada 500 üreticimiz ile İzmir ilinde yaptığımız ankette de ortalama çiftçi yaşını 51 olarak hesaplamıştık. Aynı çalışmaya göre 45 yaş altındaki üreticilerin oranı yüzde 33 olurken, 45 ve üstündeki üreticilerimizin oranı yüzde 67 olarak tespit edilmişti.

Ülkemizde ortalama emeklilik yaşı 51-52 olarak hesaplanıyor. Bu veriye göre yapılan değerlendirmede tarımla uğraşan üreticilerimizin hemen hemen yarısı ortalama emeklilik yaşının üzerinde bulunuyor.

Amerika’da 2017 yılı verilerine göre ortalama üretici yaşı 58’e ulaşmış durumda. Çok değil sadece 15 yıl öncesinde ortalama yaş 55’ti.

Avrupa Birliği’nde de de durum çok farklı değil. 2016 yılı verilerine göre 55 yaşın üzerindeki üreticilerin toplam üreticilere oranı yüzde 57. Bu oran Avusturya’da yüzde 29, Polonya’da yüzde 38 iken, İngiltere’de yüzde 62 olarak bulunmuş.

Ortalama işçi yaşının 39 olduğu Avustralya’da ise üreticilerin ortalama yaşı 56.

Üreticilerin ortalama yaşının en yüksek olduğu ülke ise 67 yaş ile Japonya.

Nadir de olsa ortalama çiftçi yaşının gerilediği ülke de var. Örneğin Brezilya. 2013 yılında 48 olan ortalama üretici yaşı 2017 yılında 46 olarak hesaplanmış.

Nüfusun yüzde 75’nin 35 yaşın altında olduğu Kenya’da ortalama çiftçi yaşı ise inanılmaz ve ilginç bir şekilde 61.

Verilerde gösteriyor ki bütün dünyada tarımsal üreticilerin çoğunluğu yaşlı diyebileceğimiz kişilerden oluşuyor ve her geçen yıl ortalama yaş artıyor.

Tarımdaki nüfusun yaşlanması neden bir sorun olarak görülüyor?

Bunun temelde dört nedeni olduğunu düşünüyorum.

Birincisi, tarımla uğraşanların yaşlarının yükselmesi ve kırsal nüfusun azalması ekilebilir durumda olmasına rağmen ekilmeyen tarım arazilerinin miktarını artırıyor. Örneğin, İspanya’da ekilmeyen ve terkedilmiş tarım arazisinin 2,3 milyon hektar olduğu tahmin ediliyor. Ülkemizde de çeşitli nedenlerle ekilmeyen yaklaşık 2 milyon hektar tarım arazisi olduğunu biliyoruz. Değerlendirilemeyen tarım alanları nedeniyle potansiyel üretime ulaşılamadığını söylemek mümkün.

İkincisi, ekim-dikim, yetiştirme ve hasat gibi tüm tarımsal üretim aşamaları fiziksel bir güç ve dayanıklılık gerektiriyor. Kabul etmemiz gerekiyor ki, yaşlanan çiftçilerimiz tüm bu faaliyetleri olması gerektiği gibi değil, yapabildiği kadarıyla yapıyor. Bunun verimliliğe ve ürün kalitesine doğrudan etkilediğini söyleyebiliriz.

Üçüncüsü, tarımda teknoloji entegrasyonu her geçen gün artıyor. Özellikle, bilişim teknolojilerinin tarım sektörüne entegrasyonu bir taraftan tarımsal makinaların kullanımında, diğer taraftan tarımsal üretimle ilgili her türlü karar sürecinde teknolojiyi kullanma ve yorumlama becerisi gerektiriyor. Doğal olarak yaşlanan nüfusun bu duruma uyumunun zor olması da verimliliği ve ürün kalitesini doğrudan etkiliyor.

Dördüncüsü ise ortalama çiftçi yaşının sürekli artması durumunda 10-20 yıl sonra tarımın sadece ulusal ve uluslararası işletmelerin bir faaliyet alanına dönüşecek olması... Bu durumun, kırsalın sosyal-kültürel ve demografik yapısını tamamen değiştirerek tamir edilemez ve geri dönülemez birçok yeni sorun yaratması kaçınılmaz.

Peki gençler neden tarımı öncelikli bir iş alanı olarak görmüyor? Onları tarım girişimciliğine yönlendirebilmek için neler yapabiliriz?

Bu konulardaki düşüncelerimi de sonraki yazılarımda sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sizlerin de konu ile ilgili düşünce ve fikirlerinizi paylaşmanızı bekliyorum.

Sağlıcakla kalın.

21.01.2021

 

Geri dön