19.11.2017
04:19
EN

2.Akdeniz Pamuk Yolu Etkinliği

İzmir Ticaret Borsası (İTB) ve Yunan Pamuk Birliği işbirliğinde düzenlenen 2.Akdeniz Pamuk Yolu Etkinliği, 07 Eylül 2017 Perşembe günü Swiss Otel’de gerçekleştirildi. Etkinliğe oda, borsa, iş ve siyaset dünyasından temsilcilerin yanı sıra pamuk sektörüne mensup yerli ve yabancı paydaşların da geniş katılımı oldu.
Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, “Bu topraklarda pamuğa yarattığı zenginlik nedeniyle “beyaz altın” deriz ve bu ürün Akdeniz coğrafyasındaki tüm ülkeler için de büyük önem taşıyor. Küresel ekonomik gelişmelere paralel olarak son yıllarda üretim ve ticaretinde ağırlık doğu coğrafyasına kaymış olsa da pamuğun bizler açısından önemi değişmedi. Özellikle Türkiye, dünyanın en büyük ekonomik bölgelerinden olan Avrupa’ya en yakın pamuk ve pamuklu sanayi sektörlerine sahip ülke durumundadır. Bu nedenle, geçmişte ve bugün olduğu gibi gelecekte de Türkiye bu sektörün en önemli oyuncularından birisi olacaktır” dedi.
Dünyanın en kaliteli pamuklarının yetiştirildiği Ege Bölgesi’nde, tarih boyunca önemli bir ticaret merkezi olan İzmir’in, pamuk üretim ve ticaretinin de önemli merkezlerinden birisi olduğuna değinen Işınsu Kestelli, “Şüphesiz ki, başkanlığını yapmaktan büyük onur duyduğum İzmir Ticaret Borsası, kurulduğu 1891 yılından itibaren sadece ilimizde değil ülkemizde de pamuk ticaretinin en önemli kurumu olmuştur. Sözleşmelere dayalı olarak yapılan ticaretin bile birçok riskler taşıdığı günümüzde, İzmir Ticaret Borsası’nda milyonlarca dolar tutarındaki işlemler güven esasına göre gerçekleştirilmektedir. Borsamızda oluşan fiyatlar ülkemiz için referans olarak kabul edilmekte, kütlü ve lif pamuk ticaretine yön vermektedir. İletişim ve bilgi teknolojilerindeki gelişme her alanda olduğu gibi pamuk ticaretinin de yapısını değiştiriyor. Günümüz dünyasında geleneksel ticaret yöntemleri yerine elektronik işlem platformları alıyor. Bu nedenle yüzyılı aşkın borsacılık tecrübemizin bir gereği olarak ülkemizdeki ilk pamuk lisanslı deposu olan ELİDAŞ’ın kuruluşuna öncülük ettik. Lisanslı depoya kabul edilecek ürünlerin analizlerini yapacak pamuk analiz laboratuvarı İZLADAŞ’ı kurduk. İZLADAŞ bugün dünyadaki pamuk lif analiz laboratuvarları karşılaştırma çalışması olan Bremen Cotton Round testinde çok başarılı sonuçlar alarak bizleri gururlandırıyor. Yakın zamanda faaliyete geçmesi planlanan Ürün İhtisas Borsası’nın altyapısını oluşturacak Türkiye’nin tarımsal ürünlerdeki ilk elektronik işlem platformu olan İZBEP’i pamuk işlemleri için oluşturduk. Kalitesi dünyaca kabul edilen bölgemiz pamuklarının marka değerinin korunması ve geliştirilmesi için “Ege Pamuğu” ibaresi ile coğrafi işaret tescili aldık. Genetiği değiştirilmemiş tohumlardan üretilen ülkemiz pamuklarının ve bu pamuklardan üretilen tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin markalaşması için “GMO Free” etiketleme çalışmasını ulusal pamuk konseyi ile birlikte hayata geçirdik. Bu çalışmamızın öneminin yakın gelecekte daha iyi anlaşılacağına inanıyoruz. Pamuk sektörü paydaşlarına doğru bilgi vermek amacıyla ege bölgesi pamuk rekolte tahmin çalışmalarını, 2000 yılından sonra uydu görüntüleri ile gerçekleştiriyoruz. 2000 yılında üye olduğumuz, dünyada pamuk tahkimi konusunda önemli kurumların oluşturduğu kısa adı CICCA olan pamuk birlikleri uluslararası işbirliği komitesinde ülkemizi temsil ediyoruz” diye konuştu.
Ege Bölgesi ve Türkiye’de pamukçuluğun gelişmesi için birçok proje gerçekleştirdiklerini ya da yapılan projelere destek olmaya çalıştıklarını söyleyen Kestelli, “Bizler başarılı projeleri gerçekleştirebilmek için işbirlikleri yapmanın kaçınılmaz olduğuna inanıyoruz. Akdeniz coğrafyasındaki pamuk sektörü temsilcilerini bir araya getiren bu etkinliğin de güzel işbirliklerine zemin hazırlayacağına inancımız tam. Birincisi Yunanistan Pamuk Birliği ev sahipliğinde geçtiğimiz yıl düzenlenen Akdeniz Pamuk Yolu etkinliğinin ikincisinin şehrimizde düzenlenmesi konusunda Borsamız ve Yunan Pamuk Birliği mutabık kaldı. Bu vesile ile etkinliğin ortak bir şekilde düzenlenmesi konusunda işbirliği ve kolaylaştırıcı yaklaşımları nedeniyle kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı ve Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Barış Kocagöz, etkinliğin Akdeniz boyutuyla ikincisini İzmir-Türkiye’de gerçekleştirmekten gurur duyduklarını ifade ederek, “Uzun yıllardır bu coğrafyada pamuk yetiştiren ve neredeyse aynı sorun, dezavantaj ve avantajlarla ayakta kalmaya çalışan, dünya pamuk üretiminin yüzde 5’ini ve tüketiminin de yüzde 7’sini gerçekleştiren 5 önder ülke birçok ortak noktaya sahip. Ortak noktalarının yanı sıra kendi ülkelerinin özelliği ile edindikleri tecrübe ve bilgiyi burada dost ülkeler ile paylaşarak ve geliştirerek birbirlerine yararlı bir sinerji oluşturmaları, organizasyonda emeği olanların doğal arzusudur. Türkiye ise pamuk, tarım ve tarıma dayalı sanayi sektörü içinde ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Pamuk, kendi talebini yaratan, katma değeri yüksek bir üründür. Türkiye, Dünya’da önemli miktarda pamuk üreten, güçlü tekstil ve konfeksiyon sektörü nedeniyle aynı zamanda önemli miktarda pamuk da tüketen bir ülkedir. Bu nedenle pamuk Türkiye’nin vazgeçilmez stratejik ürünüdür. Akdeniz ülkeleri arasında da; üretim, dış ticaret ve tüketimde lider olan bir ülke konumundadır” diye konuştu.
Pamuğun Türki çiftçisi için sosyo-ekonomik anlamda daima tercih edilen bir ürün olduğunu, pamuk üretimi ve ticaretinde önemli bir kültürel birikime sahip olunması nedeniyle, bu toplantının Türkiye’de gerçekleşmesinin kendileri için oldukça anlamlı ve gurur verici olduğunu söyleyen Kocagöz, “Özellikle de Avrupa Birliği’nde Türkiye’nin yerini tartışma masasına getirmek isteyenlere de güzel bir mesajdır. Bu amaçla her yıl, pamuk yetiştiren bir Akdeniz ülkesinde, uzun yıllar sürmesini dilediğimiz bu organizasyona büyük katkı koyan başta Vassilis Markou ve yönetimine, alanında liderliği amaç edinmiş değerli İzmir Ticaret Borsası’nın Başkan ve yönetimine teşekkür ediyorum” dedi.
Işınsu Kestelli ve Barış Kocagöz’ün ardından konuşma gerçekleştiren Yunan Pamuk Birliği Başkanı Vassilis Markou ise Türkiye, Suriye, Mısır, Cezayir, Fas, İspanya, Fransa, İtalya ve Yunanistan’ın pamuğu hem üreten hem de tüketen ülkeler olduğunu vurguladı. Markou, bu ülkelerin merkezindeki pamuğu nasıl daha iyi hale getirebileceği, tüketicilere nasıl daha iyi hizmet edilebileceği ve gelecekte özellikle de içinde bulunulan dijital çağda karşılaşılabilecek zorluklara nasıl cevap verilebileceği konusunda bu ülkelerin açık bir diyalog içerisinde olmasının çok büyük önem taşıdığını belirtti. Ülkeler arasında artan diyaloğun ortak çıkarlar için yeni bir ufuk açacağını, pamuk çiftçileri ve tüm tekstil camiası için olumlu ekonomik etkileri daha da arttıracağını söyleyen Markou, toplantının bu amaca hizmet etme açısından büyük önem taşıdığına değindi.
Açılış konuşmalarının ardından toplantıyı teşrifiyle onurlandıran Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel de konuşma gerçekleştirerek Türkiye’de pamuk sektörünün durumu ve lisanslı depoculuk faaliyetlerine değindi. Yücel, tarım ürünleri ticaretinde en büyük gelişmenin lisanslı depoculuk alanında yaşandığına işaret ederek, Türkiye'nin 2011 yılında başlayan lisanslı depoculuğu ve ürün ihtisas borsacılığını, en iyi uygulayan ülkelerden biri olduğunu söyledi. Yücel, lisanslı depoculuk faaliyetlerine hükümet olarak 4 farklı alanda destek verdiklerini anımsattı. Yeni destekler için çalışmaların sürdüğü bilgisini veren Yücel, "Ürünlerini lisanslı depoya koyan üreticilerin ya da üretici birliklerinin depo kira ücretlerinin yarısını karşılıyoruz. Ayrıca depoya ürün koyan tacirlerden gelir vergisi, kurumlar vergisi ve KDV almıyoruz. Lisanslı depoculuğu öncelikli yatırım olarak ele aldık. Bunun yanı sıra lisanslı depoya koyduğu ürünü karşılığında aldığı elektronik ürün senedini teminat göstererek kredi alan üreticinin, aldığı kredinin faizinin yarısını ödüyoruz." dedi.
İTB ve Yunan Pamuk Birliği Başkanları Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İsmail Yücel'in teşrifiyle karşılıklı anı plaketi takdiminde bulundu. 
Açılış konuşmalarının ardından toplantının “Akdeniz Pamuk Ülkelerinde Pamuğun Mevcut Durumu” konulu birinci oturumu gerçekleştirildi. Barış Kocagöz moderatörlüğünde gerçekleştirilen oturumların ilkinde İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Bülent Uçak “Türkiye’de Pamuğun Mevcut Durumu”, Yunanistan Sertifika ve Standardizasyon Dairesi Başkanı Lampros Zarkadas "AB tarafından tanınan sistem-Yunanistan'da pamuk standardı, standarda ilişkin temel hususlar ve sertifikasyon", İspanya Pamuk Çırçırcıları ve Mesleklerarası Derneği Başkanı Dimas Rizzo “İspanya’da Pamuk Üretimi, Mevcut Zorluklar ve İzlenecek Yol”, Uluslararası Pamuk Araştırma Derneği Genel Müdür Yardımcısı Dr. Mohamed A. M. Negm ise “Mısır’da Pamuk ve İplik Sektörleri, Mevcut Durumları ve Öngörüler” konusunda görüşlerini aktardı.
İTB Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Bülent Uçak, “Türk pamuk sektörü olarak bu noktadan sonra odaklanmamız gereken asıl konu kalite olmalıdır. Bu amaç için pamuğun üretilmesinden, çırçırlanmasına kadar geçen süreçteki tüm aşamalarda gerçekleştirilen ARGE çalışmaları artarak devam etmeli, gereken altyapı yatırımları için destek mekanizmaları hayata geçirilmelidir. Şahsen ben 2017/18 sezonunun Türk pamukçuluğu için bir sınav yılı olacağına inanıyorum. Bu sınavı başarılı bir şekilde tamamlayabilmek için tüm sektör paydaşlarının dikkat etmesi gerektiğini düşündüğüm birkaç noktaya kısaca değinerek sözlerimi tamamlamak istiyorum. Üreticilerimiz pamuk hasadını uygun zamanlarda yapmalı ve temizliğe çok önem vermelidir. Çırçır işletmelerimiz depo alanlarını genişleterek depolamadan kaynaklanan sorunları minimum seviyelere çekmeli ve işletmelerinde varsa eksik altyapılarını tamamlamalıdır. Tekstil sanayicimiz yerli pamuğun sağladığı avantajları göz önüne alarak talebini ağırlıklı olarak bu yönde kullanmalıdır. Bunlara ilave olarak da devletimiz, tekstil işletmelerimizin yerli pamuk kullanmalarını teşvik edecek destek mekanizmalarını mutlaka hayata geçirmelidir. Bu sınavdan başarılı bir şekilde çıkmamız durumunda tekstil sanayimizin talep ettiği miktarda pamuğu ileriki yıllarda yurtiçinde üretme şansımızın olacağına inanıyor, bu durumunda küresel piyasalarda tekstil ve konfeksiyon sanayimize önemli bir rekabet avantajı getireceğini düşünüyorum” dedi.
Toplantının ikinci oturumunda ise “Pamuk ve Tekstil Sektöründeki Son Gelişmeler” konusu ele alındı. Oturumda, Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Nezihi Aslankeser “Dünya Pamuk Ticaretindeki Son Trendler”, İstanbul Tekstil ve Hammadde İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Vehbi Canpolat “Dünya ve Türkiye Tekstil Sektöründeki Gelişmeler ve Pamuklu Tekstil Sanayinin Geleceği”,  Yunanistan Ulusal Pamuk Sınıflandırma Merkezi Başkanı Dr. Mohammed Darawsheh “Yunan Pamuğunun Kalite Parametreleri, Coğrafi Dağılımı ve Ekim Çeşitliliği”, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Şeref İyiuyarlar “Ege Bölgesi Pamuk Üretiminde Son Gelişmeler”, Ulusal Pamuk Konseyi Genel Sekreteri Prof. Dr. Ünal Evcim "Dünya GDO'lu ve GDO'suz Pamuk Üretimi Deneyimleri ve GDO'suz Pamuk Üreticisi Ülkeler İçin Çıkarımlar" konusunda görüşlerini aktardı.
İTB Yönetim Kurulu Üyesi Şeref İyiuyarlar, yaklaşık 250 civarında olan faal çırçır işletmesi sayısının günümüzde 100’ün biraz üzerinde olduğunu söyledi. Sektörde kalıcı olan bu fabrikaların birçoğunun altyapı açısından kendisini önemli ölçüde geliştirdiğini, kalanların da geliştirmeye devam ettiklerini ifade ederek, “Makinalı hasat ve çırçır fabrikalarının altyapılarındaki iyileşme ile birlikte Ege Bölgesi’nde kontaminasyon sorununun hemen hemen ortadan kalktığını söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönemde tekstil sanayimize “beyaz garantili”, “kontaminasyonsuz Ege Pamuğu” arzına başlayacağımızı düşünüyorum. Üstelik, üretim miktarında ve kalitede yaşanan artış ile birlikte bölge pamuğumuzun önümüzdeki yıllarda özellikle gelişmiş ülke pazarlarına ihracat şansının da artacağını düşünüyorum” dedi.
Oturumların sonunda toplantıya katkı veren konuşmacılar ve sponsorlara teşekkür plaketi takdim edildi.
Yunan Pamuk Birliği Başkanı Vassilis Markou ve Birlik üyelerinden İTB ziyareti
Yunan Pamuk Birliği Başkanı Vassilis Markou ve Birlik üyeleri 7 Eylül 2017 Perşembe günü İzmir Ticaret Borsası’nı ziyaret etti. heyet, Borsa faaliyetleri konusunda bilgi aldı.
Ziyaret kapsamında düzenlenen toplantıda konuşma gerçekleştiren İTB Meclis Başkanı ve Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Barış Kocagöz ile Yunan Pamuk Birliği Başkanı Vassilis Markou, iki ülke için de stratejik öneme sahip ürün olan pamuğun sektörel gelişimi adına her türlü işbirliği ve çalışmaya sıcak baktıklarını ifade etti. Markof,  Akdeniz Pamuk Yolu Etkinliği’nin bu kapsamda çok önemli bir amaca hizmet ettiğine inandığını söyledi.
Toplantı açış konuşmalarının ardından İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü Borsa faaliyetlerini tanıtıcı sunum gerçekleştirdi. Faaliyet sunumunun ardından Yunan Heyet, İzmir Ticaret Borsası’nı gezerek Pamuk Korbeyi ve Üzüm işlem salonlarındaki seansları inceledi.
 

08.09.2017

 

Geri dön