19.11.2017
04:19
EN

İTB 2015 yılı sosyal sorumluluk projesi

Işınsu Kestelli

İzmir Ticaret Borsası

Yönetim Kurulu Başkanı

2015 yılı İTB sosyal Sorumluluk Projesi 

Basın Toplantısı - Konuşma Metni

 

Sayın Valim,

Değerli Rektörüm, Kıymetli konuklar,

Sevgili medya mensupları,

Hepinizi şahsım ve İzmir Ticaret Borsası adına saygıyla selamlıyorum.

İzmir Valiliği’ne bağlı İl Uyuşturucu ile Mücadele Koordinasyon Kurulu bünyesinde, Borsamız ve Yaşar Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilecek iletişim kampanyasının tanıtım ve imza törenine hoş geldiniz… Burada bir arada olma gerekçemiz, biraz sonra detaylıca anlatılacağı gibi, madde bağımlılığıyla mücadeleye destek olmak. İzmir Ticaret Borsası olarak niçin böyle bir işin içinde bulunduğumuzu birkaç cümleyle izah etmek isterim.

İş dünyasından politikacısına, güvenlik güçlerinden üniversitesine kadar hepimizin ortak bir ülküsü var: O da, bu ülkede yaşayan herkesin refah düzeyini yükseltmek ve çocuklarımıza daha güzel bir gelecek bırakabilmek. İzmir Ticaret Borsası olarak varlık sebebimiz, tarlada yetişen ürünün; üzümün, pamuğun, fidanların yeşerip büyümesi, piyasaya çıktığında tohum aşamasından meyvenin olgunlaşmasına kadar sarf edilen büyük emeğin karşılığını hakkıyla bulmasıdır. Bu öyle bir süreçtir ki her aşaması ilgi ister; geceli gündüzlü çaba ister... Çünkü bir yandan siz yetiştirmeye çalışırsınız, diğer yandan da pek çok dış faktör gözünüz gibi baktığınız ürününüzden beslenerek kendi hayatını sürdürmeye uğraşır.

Eğer biraz ilgiyi eksik ederseniz yaban otu sarar bahçenizi... Süne ve kımıl zararlısı dadanır fidanınıza... Zararlılar kuşatır dört bir yanı... Ve yok olup gider emeğiniz, alın teriniz, göz bebeğiniz. İşte biz bugün karşınıza çıktığımız bu sosyal sorumluluk projesiyle; fidanlarımız kurumasın, meyveye dönüşecek çiçekler solmasın diyoruz. Biz hayat vermeye çalışıyoruz. Biz yeşertmek için çabalıyoruz.

124 yıllık geçmişimizin bize verdiği sorumlulukla, yaşamın her alanında varız; toplumun refahını, huzurunu, geleceğini tehdit eden her sorunun da karşısındayız. İşte tam da bu amaçla, bugün buradayız. Türkiye’nin 81 kentinde de İl Uyuşturucu ile Mücadele Koordinasyon Kurulu bulunuyor… İzmir Ticaret Borsası, bu kurula dahil olan ilk meslek örgütü olmayı başardı. Bize bu imkânı sağlayan, gençlerimize faydalı olabilme şansını tanıyan İzmir Valisi Sayın Mustafa Toprak’a huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum.

Ayrıca bu süreçte işbirliğine açık yaklaşımları, bilgi paylaşmaktaki şeffaflıkları için İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya’ya, İl Emniyet Müdür Yardımcımız Sayın İsmail Akıntürk’e, narkotik büroda görev yapan değerli amirlere ve personele de teşekkürü borç biliyorum. Bizim bu kampanya çerçevesindeki sorumluluğumuz toplumu, özellikle de gençleri ve ebeveynlerini bilgilendirmek, onları giderek artan bu tehlike karşısında uyarmak olacak. Bunu yapabilmek için ciddi bir saha araştırmasına ve yoğun bir iletişim kampanyasına imza atacağız. Yola çıkarken bu işi nasıl yapacağımızı uzun uzun düşündük. Ön çalışma sürecimiz oldukça uzun sürdü, işimizin ne kadar zor olduğunu da aslında o zaman fark ettik. Direkt değil, dolaylı bir iletişime ihtiyaç var. Konunun hassasiyeti yapılacak olan kampanyada aynı zamanda, akademik bir çalışmayı şart koşuyor. Yolun tam bu noktasında da İzmir’in gözde eğitim yuvası Yaşar Üniversitesi ile el ele verdik.

Yaşar Üniversitesi değerli Rektörü Prof. Dr. Murat Barkan ve Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ümit Atabek hiç tereddüt etmeden bu büyük sorumluluğun bir parçası oldu. Rektör Hocamız bizzat işin başına geçti ve çalışmaları yönlendirdi. Kendilerine ve kıymetli çalışma arkadaşlarına çok teşekkür ediyorum. Birazdan Sayın Barkan, izleyeceğimiz yol haritasını, imza attığı eksiksiz çalışmayı, bizlerle paylaşacak. Ama ondan önce ben bir şiir paylaşmak istiyorum sizlerle...

Aslında uzun bir şiirin bir bölümünü aktaracağım:

Aynada değişen yüzümdü, değişen bendim...

Bilseydim düşer miydim bu çıkmaza...

Üzer miydim sizi, ağlatır mıydım ana...

Dost dediklerim itiyor beni uçuruma...

***

Seni düşünüyorum yaşamak istiyorum ana,

Pişmanım ana pişmanım, hem de çok pişmanım...

Sizi ne kadar üzdüğümün farkındayım...

Siz üzülmeyin, derdime kendim yanayım...

***

Yine de oğlun olarak ölmek isterim ana...

Babama söyle ana, ne olur beni affetsin...

Benim de bir oğlum vardı, adı Kemal’di desin...

Mezarıma gelip de benim için dua etsin.

***

Hakkını helal eyle ana, yaklaşıyorum sona...

Bu son sefer çıkıyorum son yolculuğuma...

Genç yaşta kavuşuyorum kara toprağa...

İbret olsun kaderim ana ardımda kalanlara...

Bu satırlar, 21 yaşında hayata veda eden bir madde bağımlısının son pişmanlığına ait. Biz, gençlerimizi pişmanlığın artık bir fayda sağlamayacağı o son noktaya varmadan bilgilendirmek, bilinçlendirmek zorundayız. Bu yolculukta bizlerle birlikte olan herkese teşekkür ediyor, beni dinlediğiniz için saygılarımı sunuyorum.

26.01.2015

 

Geri dön